Siz Siz Misiniz ? Siz Kimsiniz?

Genç kadın mutfağın camında öylece duruyordu.Hiç kımıldamadan,gözlerini çok uzaklara dikmiş,elinde tuttuğu kağıdı avucunun içinde sıkarak öylece duruyordu.Bu da neydi şimdi,nereden çıkmıştı.Yıllarca mutlu keyifli saatler geçirdiği,camının kenarına,kuşlar için ekmek kırıntısı,bulgur bıraktığı o çok sevdiği mutfağın camında duruyordu yine ama bu kez mutsuz,şaşkın en çok da üzgündü.

Doğrusu Ne?

Elinde eşinin şiddetli geçimsizlik nedeniyle açtığı boşanma davasının kağıdı vardı.Sabah kapıyı çalan postacı bırakıp gitmişti.Şiddetli geçimsizlik, o da neydi? Hem geçimsizlik hem de şiddetli. Oysa o, yıllardır geçim olsun diye bir sürü şeye göğüs germemiş miydi ? Çok sevdiği işinden ,eşi istiyor diye tam da zirvedeyken,istifa etmemiş miydi ? Kendisini evine,eşine ve çocuklarına adamamış mıydı? Yine eşi çok hoşlanmıyor diye ailesiyle arasına mesafe koymamış mıydı nasıl bir geçimsizlikti bu.

Bu arada elindeki kağıtta fikir ayrılıkları yazıyordu. Hangi fikir ayrılığıydı , o kendi fikirlerinden vazgeçeli yıllar olmuştu oysa.Alınan tüm kararlar ,ortaya konulan tüm fikirler zaten eşine ait değilmiydi ? O , ne derse, ne isterse zaten yıllardır onu yapmıyor muydu? Hatta ona sormadan arkadaşları ile bir kahve içmek için bile buluşmuyordu, giyeceği kıyafetlere bile eşi karar vermiyor muydu? Yıllardır açık renk olan doğal renginde ki saçlarını sırf eşi istiyor diye koyu bir renge boyamamış mıydı ? Çocukların gideceği okula eşi karar vermemiş miydi,,her sene tatil planını, nereye gideceklerini zaten eşi belirlemiyor muydu ?Nasıl bir fikir ayrılığıydı bu?

Ha bir de kültürel ayrılık yazıyordu ki bu doğruydu. Evet ilk evlendiklerinde aralarında kültür ayrılığı vardı, kendisinin bildiği 2 yabancı dile karşın eşi yabancı dil bilmediğinden onun geceleri iş çıkışı yabancı dil kursuna gitmesi için ısrar etmiş ve başarmıştı. Ayrıca yine eşi için onun işinde daha iyi yerlere gelmesi için ona belli etmeden ,incitmeden kendi ailesinden gelen nüfuslu insanlara ,küçük ricalarda bulunmuştu.

Ruhsal ayrılıklardan bahsediyordu bir de kağıtta. Bir an durduğu yerde kafasına balyozla vurulmuş gibi hissetti. Ruhum, ben ruhumu yıllar önce eşimin sevgisiyle ve sonsuz bir sadakatle doldurmuştum dedi kendi kendine.Nerede o ruhum,nerede tahsilim,emeklerim,ailemin benden bekledikleri,yapmayı hayal ettiklerim,yaptıklarım yapamadıklarım.Başarılarım,umutlarım neredeydi?

Nerede hata yaptım diye düşündü.Ben ben gibi davranmadığım ,ailemi mutlu etmek için yapmak istediklerimi değil de onların istediklerini yaptığım ve olmamı istedikleri gibi olduğum için miydi bütün bunlar?

Öylece duruyordu hala mutfak camının önünde hiç kımıldamadan duruyordu. Avucunda sıkıp buruşturduğu kağıt, gözleri uzaklara dalmış öylece duruyordu.

Siz siz olun sadece kendiniz olun.Sizi siz olduğunuz için sevsin insanlar.

Sevgiyle….

Etiketler: , , , , , ,

PAYLAŞ & TAKİP ET

Pin It

Abone Ol

Yandaki kutucuğa mail adresini gir, Abone ol butonuna bas, tarifler mail adresine gelsin

Mail abonelik hizmeti
FeedBurner aracılığıyla
verilmektedir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir