40 Yaş Cesareti İle

Bugün eşsiz bir gündü benim için. Tavsiye evi sayesinde harika bir insan tanıdım. Armağan Portakal. Enerjisi, kalitesi, pozitifliği ile beni kendine hayran bıraktı. 40Plus ya da 40+ Cesareti altında hayatından kesitler vererek 40 yaşın güzelliğinden bahsetti. Bütün bunları anlatırken de benim gibi onu büyük bir dikkatle dinleyen 40 yaş üzeri hanımlara sizin hikayeniz ve anlatacaklarınız belki de benden daha fazladır dedi.

Sanırım benim de anlatmak istediklerim var ki, bu yazıyı yazmayı ve paylaşmayı çok istekle yapıyorum şu anda.

40 Yaş Cesareti İle

Ben hiç 40 yaş sendromu yaşamadım. Yani aman Allah’ım 40 oldum demedim hiç. Belki de hemen her zaman dediğim gibi yaş takıntım olmamasından kaynaklanıyor bu durum. Panik yaşadığım tek konu hala yapmak istediğim çok şey olması ve buna zamanımın yetip yetmemesi endişesi.

Ben zaten 35 yaşından sonra ben olduğuma ve hayatı bu yaşla tanıdığıma inanıyorum. Çünkü 35 yaşıma kadar ev hanımı olarak evde geçirdim zamanımı. En çok üzülüp pişmanlık duyduğum bir konu da budur. 35 yaşa kadar sanki boşa geçmiş bir zaman. Aslında boşa geçti demek de çok doğru değil. Çünkü Allah’a emanet iki tane aslan gibi evlat büyüttüm. Onlarla bol bol zaman geçirdim. Sonunda onlarla arkadaş oldum.

35 yaşımdan sonra balıklama iş hayatına daldım. Hiç bilmediğim tanımadığım bir sektörde 15 sene çalıştım. En alttan başlayıp, öğrendim, çabaladım. Sınavlara hazırlandım, girdim ve başardım. Hayatı evde oturmakla geçirmenin anlamsızlığını anladım.

Buradan evde oturan hanımları küçümsediğim anlaşılmasın. Ev hanımlığı en zor işlerden biri. Bütün gün hiç oturmadan yapılan ama hiç takdir görmeyen en nankör ve en zor meslek kesinlikle. Çalışan bayanların çalışıyorum diye bir öz güvenle hareket etmesine karşın ev hanımlarına bütün gün ne yaptın diye sorulması çok alçakça bence. Evin işlerinin koordine edilmesi, aile üyelerinin işlerinin kolaylaştırılması ve daha bunun gibi hiç bitmeyen bir sürü iş yükünü sırtında taşır ev hanımı.

Neyse asıl konumuza dönersek 40 yaş insanın kendini keşfettiği, artık çevresinden onay beklemeden, isteklerini uygulayabildiği bir yaş bence. Zaten hep ailenin aykırı ruhlu ve asi çocuğu olduğumdan yapmak istediklerim veya yaptıklarımı çok da şaşırmadan kabul etti tanıyanlarım.

Bunda 2009 yılında blog açarak yazmaya başlamamın da katkısı çok büyük kuşkusuz. Çünkü gerçekten bu bana bir yol açtı. Sayısız insan tanımama ve değişik ortamlara girmeme vesile oldu. 40 yaşıma da, hayatıma da renk kattı yazma hevesim.

Kendimi bir sınıfın içine sokmaktan, bir başlık altında toplamaktan vazgeçtim. Bunu sitemde de hep yazdım. Yola çıkış noktası A ise ben istediğim zaman C’ ye istediğim zaman Z ‘ye uğradım. Bunu istediğim ve sevdiğim için keyifle yaptım

Edindiğim tecrübeler ile daha güzel dostluklar kurdum. Dostlarımın, arkadaşlarımın tecrübelerinden faydalandım. Hatta fotoğrafçılık ve gazetecilik kurslarına gittim.

Beni sıkıntıya sokacak, hoşlanmadığım durumları daha bir rahatlıkla reddedip hayır demeyi, insanları kırmaktan korkarken, asıl önemli olan kısmı kendimi kırmamayı öğrendim.

Aile birliğinin gücünü ve önemini,  kapının önündekiler ve arkasında aynı kaderi paylaşanların birlikteliğinin güzelliğini keşfettim. Bu keşiflerimden çevremdekilere pay çıkardım. Gereksiz baskılardan kurtulduğum gibi, gereksiz baskı uygulamaktan da çevremdekileri kurtardım. Kıskançlığın bir öz güven eksikliği olduğunu anladım.

Gençlerin daha çok önemsenip , dinlenmesi gerektiğine karar verdim. Onların tecrübe eksikliği olsa da, bizden çok ileride olduklarına karar verdim. Arada uçurumlar yaratmamak için empati yeteneğimi geliştirdim. Bilmediğim şeyleri ucundan kıyısından da olsa öğrenme gayreti içinde oldum. Bir öğreti bir dünya kapısı açar diye düşündüm.

Daha bunun gibi sayısız şey sıralayabilirim.Ancak kısa ve öz olarak şunu söyleyebilirim ki; geriye dönüp baktığımda kendimce eksik kalan bir şeyler olmasına rağmen çok şey başardığıma ve başaracağıma inanıyorum. Gücümün sınırlarını biliyorum, yapmak istediklerimin farkındayım ve bunun için hala çabalıyorum.

Kısacası 40+ Cesareti ile diyorum ki kendimi seviyorum ve yaptığım her şeyi onaylıyor ve kendimle gurur duyuyorum. Artık ruhum çok daha özgür.

Sevgiyle….

 

Etiketler: , , ,

PAYLAŞ & TAKİP ET

Pin It

Abone Ol

Yandaki kutucuğa mail adresini gir, Abone ol butonuna bas, tarifler mail adresine gelsin

Mail abonelik hizmeti
FeedBurner aracılığıyla
verilmektedir.

BENZER YAZILAR

Benzer yazı bulunmamaktadır.

Yorumlar

  1. filiz erkan 15 Ocak 2015 at 17:37 Reply

    Harikasın… her zaman sizi iyi ki tanımışım diyorum. şu sıra ben kendimi arıyorum ve nasıl bulacağım diye savaşıyorum… bir türlü çıkamadım ama sizin yazılarınız benim en büyük yardımcım…
    40 yaşını geçtim, ben de hiç yaşı problem etmedim… yapmak istediklerim var… ama içimde hiç enerji yok, cesaret yok, istek yok…
    Neyse ne olacaksa zamanı gelince olur nasılsa….
    sizi kocaman kucaklıyorum, sevgilerimle….

  2. Renan 16 Ocak 2015 at 10:39 Reply

    Ne güzel yazmışsın…Herkese ‘ilham’ olması dileğiyle…

  3. Kezban güleç 18 Ocak 2015 at 00:14 Reply

    Yazınızı okudum çok güzel ,sevgiler…))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir