Hattena Hatay Sofrası

 Hatay rüyalarımı süsleyen şehir.Tarihiyle, gizemiyle ve tabii ki yemekleriyle gitmek istediğim yerlerin ilk sırasında diyebilirim.O kadar çok istiyorsan niçin gitmiyorsun diyebilirsiniz.Çok niyetlenmeme rağmen her seferinde bir mani çıktı ve kısmet olmadı işte.Hattena Hatay Sofrası

 Kendisine gidemesem de, yemeklerinin olduğu yerlere gidiyorum elimden geldikçe.

Otantik yemekleri, ürünleri, kendi halinde sadece lezzet satan mekanları çok seviyorum zaten.Ankara günlüğümde de bu mekanın ve bu yemeklerin mutlaka olması gerekiyordu.Benden önce gidip deneyimlemiş ve dolu dolu puanlar vermiş arkadaşlarımın okuduğum yazılarıyla çok emin bir şekilde gittim mekana.

Hattena Hatay Sofrası

Dediğim gibi Ankara Balgat’ta son derece mütevazi ama bir o kadar da lezzet satan bir mekan.Mekana girdiğimiz anda, güler yüzle karşılanıp, masamıza kurulduk.Masalarda öyle alıştığınız tarzda menü yok. Servis yapan arkadaş yemekleri anlatıyor ve siparişi alıyor.Zaten öyle güzel ve iştah açıcı anlatıyor ki hepsinden hepsinden demek geliyor içinizden.Zaten neredeyse öyle de oldu.

Hattena Hatay Sofrası

İlk başta servis edilen katık aşı ve patlıcan biberli, maydanozlu ve havuçlu iştah açıcılar ki bütün bunların içinde tahin var, damağımızı güzelce temizleyip yemeğe hazırlıyor.Bu arada gidecekler için çömlek yoğurdunu şiddetle öneririm.Güveç kapta gelen keçi ve koyun sütünden yapılmış olan bu yoğurt tüm masadakiler ( Ankaralı Mühendisim ve Banu Çiçek) tarafından pek beğenildi.Bu yoğurdu gelen müşterilere isterlerse satabiliyorlarmış aynı zamanda bunu da belirtmiş olayım.

Sırasıyla arka arkaya gelen tuzlu yoğurt, abaganuş, humus, sarmaçi (kısır ya da dolma içi gibi bir lezzet), gavurdağı, zeytin salatası ve benim tadına, acısına aşık olduğum zahter salatası ile masa baştan sona donanmıştı. Bütün bu güzelliklerin üzerine gezdirilen zeytinyağı ve nar ekşisi bizi bizden aldı.Ama dediğim gibi o zahter salatası mükemmel bir lezzetti.Yabani kekik, zeytinyağı ve nar ekşisi, dipsiz bir kuyuya dönüşmüştü sanki,her lokmada biraz daha bu nasıl bir tat diye diye afiyetle yedim.

Hattena Hatay Sofrası

Bilmem oruğu anlatmama gerek var mı? Sıcak olarak güveçlerde,hala yağları tıkır tıkır tıkırdarken, tepsi kebabı, belen tava ve arap tava masada yerini aldığında, önce aceleyle fotoğraflayıp sonrasında sıcak pideyi güvece bana bana başladık yemeğe.

Ankaralı Mühendisim belen tavayı daha çok beğendi.Et çok güzel pişmişti.Tepsi kebabı da aynı beğeniyi topladı ancak benim ve Banu Çiçek’in favorisi tam yerinde acısıyla, arap tava oldu.Eğer acı seviyorsanız mutlaka deneyin derim.

Hattena Hatay Sofrası

Künefe deyince o peynirin nasıl uzadığını instagramda paylaşmıştım, görmüşsünüzdür.Şerbetin yoğunluğu o kadar güzel ayarlanmış ki,genzinizi yakacak bir tatlılıkta değil, tam kıvamında.Kadayıfı günlük olarak orada döktüklerini söylememe gerek yok sanırım.Tandır ekmeğini,mekanda ki tandırda kendileri yapıp,zeytinyağından, nar ekşisine kadar tüm malzemeleri Hatay’dan getirten mekan sahibi arkadaşlar , olayı aşmış diyebilirim.

Gecenin en güzel tarafı da mekan sahibi Yusuf Bey ile sohbet ederken , yanınıza geç  geldim çünkü arkadaşlarınızla sohbetinizi bölmek istemedim dediği andı.O arkadaşın oğlum olduğunu söyleyince onun yüzünde ki o şaşkınlık ifadesi benim yüzümde mutluluk ifadesi yarattı. :)

Ankara’da olanlar, Ankara’ya yolu düşenler mutlaka gidin ve bu lezzetleri tadın derim.

Süleyman Hacı Abdullahoğlu Caddesi No: 41/A Balgat / Çankaya – Ankara

Sevgiyle…

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

PAYLAŞ & TAKİP ET

Pin It

Abone Ol

Yandaki kutucuğa mail adresini gir, Abone ol butonuna bas, tarifler mail adresine gelsin

Mail abonelik hizmeti
FeedBurner aracılığıyla
verilmektedir.

Yorumlar

  1. pa 02 Nisan 2014 at 22:22 Reply

    Hatayla olmakla bir kere daha gurur duydum insanlarıyla yemekleriyle tarihiyle mutlaka görülmesi gereken muhtesem bir yer :))))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir