Günümüz Gençliği Ne Yiyor 2

Gençler ne yiyor dedik, genç damak lezzetleri dedik ama bir de durup düşünmek lazım bunlar acaba gerçek tercihleri mi yoksa bütçeleri doğrultusunda tercih ettikleri mi? Ben bu soruyu çocuklarıma sordum ve aldığım cevap her ikisi de oldu.

Pilavzade

Ancak şu da bir gerçek ki ,öğrenci bütçesi diye bir şey var. Tercihleri bütçelerine uygun, en iyi lezzeti bulmak doğrultusunda sanırım. Çünkü bana tercihlerini sayarken ikinci sıraya koydukları pilav için önerileri Pilavzade oldu. Nedenini de en iyi pilavı ,en temiz şartlarda yapan yer diye açıkladılar. Adresi de verdiklerinden işim çok kolaydı. Öncelikle isim çok hoşuma gitti. Pilavzade. Pilavı biliyoruz da zade ne demek derseniz, evlat, oğul, dürüst ve doğru adam anlamında farsça bir kelime hani şehzade, beyzade der gibi. İnsanı çeken bir hoşluk var içinde.

Pilavzade

Pilav da şimdilerde hemen her evde bir yan yemek muamelesi görse de Osmanlı zamanında normal halkın çok da kolay ulaşıp bulamadığı , daha çok sarayda pişen bir yemekmiş. Hatta zenginlik, yapılan et yemekleri kadar pişen pilav çeşitleriyle de ölçülürmüş. Ne olmuş da bu zenginlik timsali pirincim yan yemek durumuna düşmüş ya da öğrencinin kesesine uyan bir öğün atlatmaca olmuş bilinmez.

Ama sadesi olduğu kadar, içine konulan ve lezzetini katlayan her malzeme ile farklı bir kimliğe bürünmüş pilav. Etlisi, çek bir pilav üstü kurusu :) ,sebzelisi, tavuklusu derken kendine özgü hikâyesi ve adı olan, ana yemek şekli de ,çokça var olmuş hayatımızda. Özbek Pilavı, Perde Pilavı, Maklube ki benim Uzman Tv de yaptığım, buradan bakabileceğiniz şekli , sonra İtalyanların Risottosu, İranlıların Çilav’ı derken aslında çok da renkli ve çeşitli bir yemek olarak da masamızda yer almış.

Pilavzade

Bu arada pilav deyince akla sadece pirinç de gelmesin, bana göre çok daha lezzetlidir bulgur pilavı. Daha bir doğal ve bizdendir sanki. Hani yanında bir cacıkla tam da bir öğündür. Ama nedense pirincin yanında daha çok bir üvey evlat durumundadır.

Pilavcı açmak kimin aklına gelmiş bilmem ama yıllardır geceleri, belli köşeleri tutmuş sokak pilavcılarını bilirim. Hani şöyle seyyar arabada satılan, pilavın deminden ve sıcağından camları buğulanmış, içinde bolca nohut olan pilavın üzerine tavuk parçalarını oturtup kararında karabiber döküp, plastik tabakta ellerin yana yana yenilen pilav.

Pilavzade

Gelelim Pilavzade’ye. Pek çok yerde olmasına rağmen bana verilen adres, Kadıköy’de Akmar Pasajı’nın ya da Nezih Kitapevinin karşısındakiydi. Gittim tabii ki, selamlaşıp derdimi anlattım. Sıcacık buyur ettiler. Mekan son derece güzel ve temiz. Arkadan usul usul çalan bir müzik var. Müşterilerin yaş ortalaması öyle çok da genç değil bakınca. Mekan kalabalık ama sakin. Kısacası masa düzeni öyle güzel ki kalabalık ama sıkıcı değil. Bir duvarlarında boydan boya yer alan yağlı boya pilav konulu resim çok güzeldi. Pilav konulu derken ben resimde ki tabaklarda pilav ve kuru fasulye olduğunu hayal ettim. Bilmem siz de benimle aynı fikirde misiniz?

Pilavzade

Çeşit çoktu.Pilav zaten nohutlu,o şekilde sade yiyebildiğiniz gibi,seçtiğiniz herhangi bir yemek ile kat çıkarak da yiyebiliyorsunuz.Seçenekler arasında,söğüş tavuk,ciğer,kuru fasulye,tavuk sote,şakşuka benim gördüklerimdi. Kat çıkmak derken,zemini pilavla yapıp üzerine bunlardan bir veya  birkaçını ya da  hepsinden  bir parça koydurup yapabiliyormuşsunuz..Bu arada Pilavzade bulgura haksızlık etmemiş ve menüsünde ona da yer vermiş.

Tercih ve damak lezzeti herkesin adı gibi kendine özel.Ne demişler renkler ve zevkler tartışılmaz.

Sevgiyle…

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

PAYLAŞ & TAKİP ET

Pin It

Abone Ol

Yandaki kutucuğa mail adresini gir, Abone ol butonuna bas, tarifler mail adresine gelsin

Mail abonelik hizmeti
FeedBurner aracılığıyla
verilmektedir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir