Salep

Öyle bir yapım var ki,içimde dört nala koşan atlar.Oturduğum yerde,bir dünya iş yaparım düşünerek.Otururken bile, oturamam,öyle de rahatsız bir yapı,benim ki.”Zaten bütün hafta koşturup,yoruluyorsun,otursana be hatun” der, Babanga hep.Ama oturarak geçen zaman,boşa geçen zamandır bana göre.Salep

Ya evde birşeyler düzenlenip,rayına oturtulmalı,ya da mutlak surette,gözle görülüp,elle tutulur bir iş görülmeli.Kahve yapıp,tam keyfe oturmuşken,aklıma düşeni yapmazsam,o kahve keyiflikten çıkar bende.O zaman da,keyif de, soğuk kahve olur hep.Hani dedim ya,içimde soluksuz koşan atlar var diye.Nereden gelip nereye giderler bilmem.Çok düşünmüşlüğüm vardır,neden böyleyim diye.Cevap,aynı kelimeye çıkar hep ”Tez canlı”.Ne demektir Tez canlı?Vakti saati,farklı mı işler,diğer canlılardan bilemedim.

Bekarken,çok azar işitmişliğim vardır annemden.Tembel bu,eli bir işe yakışmaz diye.Yalan değil,doğrudur.Elime iş yakışmazdı,daha çok iş elime yakışırdı.Yani yapmak istediğim şeyleri,hevesle yapar,istemediğim şeylere yanaşmazdım.Nasihatlerde, şu da vardı ”bak kızım,yarın el kapısına gideceksin,elini işe alıştır,sırf okumakla olmaz,elin iş tutsun,yarın öbür gün evlenince çok sıkıntı çekersin.”

Bunu derdi de,elimi de, bir işe sokturmaz,neye elimi atsam,”dur o öyle olmaz deyip,elimden alırdı güzel annem.Bilirdim,hem iş yapayım ister, hem de kıyamazdı.

Düşününce,diyorum ki,o açığı kapatmak belki de amacım.Biriktirdiklerimi,görsel hafızamdakileri,hayata geçirmek.

Şükür evlenince elim iş tuttu.Hem de bir tuttu ki, hiç bırakası yok.Demek ki ,görüntü aldatıcı olabiliyormuş.Belki de hep bir işe yarama arzusu ve telaşı bu.Bu hayata,ne çok şey sığdırırsan,geriye o kadar şey bırakırsın,mantığı.

Hani tavşan ve kaplumbağa misali vardır.Biri mesafeyi koşarak tamamlar,diğeri ağır adımlarla.Hangisi daha çok şey görür acep bu yolculukta derseniz,tabii ki kaplumbağa.Geçtiği yolun her taşını,izini,sindirirde yürür.Tavşan hedefe kilitli,son sürat koşar.Hangisi keyif alır bu yolculuktan,bilinmez ama,çok isterdim kaplumbağa adımları atmayı.Bir yerde okumuştum,Çocuğunuza verebileceğiniz en güzel özelliklerden biridir,acele etmemeyi,sakin olmayı öğretmek diyordu.

Demek ki bu annemden mirastır bana,”söyleyene kadar yap”ilkesi.Ne çok şey yaparsan az mı söylersin derseniz,ben de o da yok.Kıssadan hisse biri bana dur desin.

Malzemeler

  • 1 lt süt
  • 1 çay kaşığı saf salep
  • 1 su bardağı toz şeker
  • tarçın
  • Zorluk: kolay

Yapılışı

 İnsanın içini ısıtan şeyler vardır ya hayatta,aile,dost,huzurlu bir ev gibi,salep de bu soğuk pazar günü,sıcak aile,dost sohbetinize sıcaklık katsın isterseniz, hiç durmayın hemen yapın.Alın elinize koca bir kupa,bol tarçınlı salebinizi,tarçın kokusunu içinize çeke çeke,pazar keyfinizi taçlandırın derim.Salep

Hazır satılan salepleri,çok da samimi bulmuyorum nedense.Belki de emek,lezzeti artırdığı için kendim yapmayı tercih ediyorum.Çünkü,bir şeyi yapmaya karar verip,işe koyulmak zaten o keyifin,başlangıcı oluyor.

Güvendiğiniz,bildiğiniz aktardan eğer bulabilirseniz,Bucak toz salebi alın önce.Çok az almanız yeterli olacaktır.Çünkü oldukça pahalı bu toz. 1 lt sütünüzü tencereye koyup,ateş üzerinde,kaynama noktasına kadar ısıtın.Tam kaynamaya yakın,önceden bir tabak içinde karıştırdığınız salep ve şeker karışımını,ağır ağır kaynamaya başlayan sütünüze karıştırarak ilave edin.Karıştırma işini bir kepçe yardımı ile,dipten, kepçenin dibiyle,tencere arasında bu karışımı ezerek topaklanmasına müsade etmeden yapın.Arada kepçeyle salebinizi savurun ki,süt ile salep iyice özdeşleşsin.Kıvam aldığında sıcak sıcak,bol tarçınla servis edin.Hem içiniz,hem ruhunuz ısınsın.

Keyifli pazarlar.................

Etiketler: , , , , , , , , , ,

PAYLAŞ & TAKİP ET

Pin It

Abone Ol

Yandaki kutucuğa mail adresini gir, Abone ol butonuna bas, tarifler mail adresine gelsin

Mail abonelik hizmeti
FeedBurner aracılığıyla
verilmektedir.

BENZER YAZILAR

Benzer yazı bulunmamaktadır.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir